Mataraya Su Doldur


Yaz sıcağında serinlememiz için tarlanın altında bulunan çeşmeye gönderirdin beni dedem.


-Al bu matarayı su doldur,doldurmadan evvel içini iyice çalkala temiz olduğundan emin ol.
Mataranın ağzındaki tıkacı da elinde tut sakın kaybetme.

Koşa koşa tarlaların içinden geçerek ayak parmaklarımın içine hızlı hızlı sokulmaya çalışan toprakların eşliğinde çeşmeye doğru giderdim.

Toz toprak sıcak ve çoraplarımla,tarlaların içinden geçerek çeşmeye ulaşırdım.Taş bir duvarın içinde akıp duruyordu,sürekli soğuktu sürekli serinleten sürekli kurumaması için babannemin dualarına mazhar olan bir çeşmeydi bu.

Deli gibi sıcaktı hava ve ben deli gibi çocuktum.
Çeşmeye ulaşır ulaşmaz mataranın önce bardak işlevini de gören kapağını açıp içine biraz su doldurup iyice çalkalardım.
Doldurma işini kolaylaştıran bir diğer tarafında yer alan ucundaki tıkacı da sıkıca avucumun içinde tutardım..tıkacı sıkıca avucumun içinde tutmak demek dedemin bana duyduğu güveni tutmak demekti.

Duvardan akan bu çeşmenin suyu küçük bir gölet oluşturmuş,gece gündüz aktığından göletin içinde yeşilin her tonunda yosunlar yuvalamıştı..
Yaz güneşi bu küçük gölete ışınlarını salarak suyun içindeki yosunlu cümbüş içime işlerdi ilmek ilmek..suyun yansımaları yeşilleniyor suyun yansımaları gözlerime işliyor suyun yansımları soğukluğu ile kalbime kazınıyor..

Matara da ne kadar çabuk doluyor...
Bu bir matara doldurusu düş kısacık sürüyordu ama hala içimde yaşıyor o zaman dokuz(9) yaşındaki beni nasıl serinlettiyse artık,şu anda otuz dokuz (39)yaşımda bile içimi hala o şekil serinletmeye yetiyor.

*yazı içinde geçen matara
Gözlerinden Öper
Gözlerinden Öper

Her güzelliğe koşar adım gözlerim sanki bir şeyde güzellik bulamazsam çirkinliği tasdiklemiş gibi bir duyguya kapılıyorum ve bu duyguyu hiç sevmiyorum..

8 yorum:

  1. Bazen öyle anlar olur ki, geçmiş zamanlarda yaşadıklarımızın içinde buluruz kendimizi..
    Bazen tozlu raflarda, bazende bir tarlanın yeşilinde..yeşilin her tonunun açığından koyusuna...
    Bazende ayak parmaklarının içine dolanan tozlu toprağında...Bazende güzel anılar birikir küçük bir kızın yüreğinde...

    Ne güzel anılar biriktirmişsiniz, beni de alıp götürdü kah köyümün çeşmesinde akan suyun pırıltısına kah gelincikler diyarına..
    Bloğ'unuz da gezinirken kendimi sakin ama bir o kadar da çok huzurlu hissettim..Hayırlı olması ve güzel anılar biriktirmeniz dileğiyle..



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukluk derinliğimizdir ..ve günler geçtikçe hayatımız olur.
      Bloğum size huzur verip sakinleştirdiyse ne mutlu bana Süheyla hanım.

      Sil
  2. Benim de dedeme dair güzel anılarım var. Çocukluğumdan kalan ferahlatan, neşelendiren anılar. Yazınızı okurken ben de o günlere gittim. Gülümsedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaleme almanızı talep edebilirim o halde,bana göre o anılar mutlaka yazılmalı çünkü hayat ve devir öyle yalın olmaya başladı ki bu anılar gittikçe daha bi kiymetlenir oldu gözümde.
      Siz de yazın,olur mu.?

      Sil
  3. Çocuklukta doldurulan mataralar büyüdüğünüzde hala içinizi serinletiyorsa ne mutlu size.Fotoğrafa bakınca elinde matarayla tarlalarda koşan küçük bir kız çocuğu gördüm.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet!..dün gibi gözümün önünde suyun pırıltılı hali hatta sesi hatta dökülüşü.
      bu anıların miktarı çok ama yavaş yavaş yitip gidecek gibi o yizden kaleme almak isterim.
      Tarlada hayal ettiğiniz o kız çocuğunun keşke bir fotoğrafı olsaydı:(

      Sil
  4. Dedemle yaşadığım anılara götürdün beni çocukken 😊dilerim daha nice güzel sular içersin o mataradan 😊 inşallah canım benim sevgiler

    YanıtlaSil