Yeni İnsanlar Tanımak İstiyorum


Küçücük bir sergisi iki metreyi geçmeyen bir tezgahı vardı..
Tezgahtaki ürünlerden bir kaçı,adaçayı ıhlamur  ve kurutulmuş ayva yaprağı.
Küçük küçük senpetlerin içinde kayısı ve erik vardı.
Bir diğer küçük kasede organik ev yapımı dudak ruju vardı şu bakım için olan türden.
Çayların olduğu sepetteki çay miktarı çok değildi sepetine kenarına da küçük bir ķase kağıdının içine biraz çay doldurmuş,uzun boylu kır saçlı bir adamdı saçlarını at kuyruğu şeklinde toplamıştı diğer tüm satıcılardan farklıydı kendi halindeydi bağırmıyordu ürünlerini bağırarak çağırarak tanıtmıyordu çok sakin bir hali vardı dünyadan kopmuş gibiydi.
Tezgahını Sevgi dolu dokunuşlar ile düzenliyordu her ürüne tek tek dokunuyordu sağ tarafında kurumaya bırakılmış Demet Demet maydanoz nane ve kekik asılı duruyordu.
Tezgahın başı yavaş yavaş kalabalık olmaya başladı sorulan sorulara yine o sakın tavır içinde cevap veriyordu müşterilerin sorularına ilgi ile ve zaman ayırarak cevap veriyordu.

O farklıydı çünkü o kendisiydi herkes gibi ürünlerini satmak için bağırıyor çağırmıyordu sattigi urunleri incitmiyor tam alsine sevgi veriyordu özeniyordu bu hal içinde bile tezgahı oldukça özgün ve dikkat çekiciydi.

Yeni bir insan gibi göründü gözüme sıradan değil her gün gördüklerimden değil.
Kendisi olan bir insan,bunca kalabalık ve benzerlik içinde kendisi olan bir insan.
Büyük bir şey değildi bu olay belki ama asla sıradan değildi.
Ben böyle insanları gitgide daha az görür oldum.
Evler giysiler hayatlar birbirine benzediği gibi insanlar da birbirine benzemeye başladı.

Aynı giyim tarzı aynı akım aynı yöne doğru yürümek.
Bunların hepsi her yerde,herkes kendini çok farklı hissediyor şüphesiz ama çok az kişi kendisi gibi yaşayabiliyor giyinebiliyor.

Alem insanlar yok bir alem olduğunu düşündüğün insanlara rastlamak zor çok özgün olabilen az sayıda kişi var kendi kafasında kendi modunda yaşayan bu geceleri yaşayan bir barmen olabilir veya yazar olamayıp daktilosunu eşinin ektiği çiçeklerin arasında küçük bir bahçe masasında tutmayı sürdüren altmışlı yaşlarında biri veya sevdiği giyim tarzından kırk sene sonra bile vazgeçmeyen ödün vermeyen hiç evlenmemiş kadınlar gibi o güzel o hayatı kalbinde bir inci gibi gizleyen güzel hanımlar gibi..

Böyle insanlarla tanışmak istiyorum,hayatıma girmelerini bana renk katmalarını istiyorum onlarla sohbet etmek istiyorum veya onların ritmine ayak uydurarak yanlarında bulunmak istiyorum.

Gözlerinden Öper
Gözlerinden Öper

Her güzelliğe koşar adım gözlerim sanki bir şeyde güzellik bulamazsam çirkinliği tasdiklemiş gibi bir duyguya kapılıyorum ve bu duyguyu hiç sevmiyorum..

22 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Çevremize biraz daha dikkatli bakarsak mutlaka onları görürüz diye düşünüyorum.

      Sil
  2. Kendi olabilen böylesi insanlarla tanışmak ne hoş olur gerçekten.Eminim bu insanlar nasıl ki tezgahlarına sevgiyle dokunuyorsa insanların da yüreğine sevgiyle dokunurlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok naif bir görüntüsü ve davranışları vardı haftaya pazara gidersem ve ordaysa mutlaka buraya fotoğrafını ekleyeceğim.

      Sil
  3. Aslında çevremize bakınca sadece insanların değil hemen hemen her şeyin özgünlüğünü,doğallığını kaybettiğini görüyorum. Popüler kültür bu durumu en iyi ifade ediyor gibi. Sevgilerle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Popüler kültür gitgide koyun sürüsüne dönüşüyor sanki bu acı bir gelişme kendin olmak da zor iş artık ama öyle de güzel ki.
      Benden de sevgiler.

      Sil
  4. Ben de istiyorum öyle renk katacak, konuşunca beni dolduracak insanlar. Sevgi dolu dokunuşlarla her ürüne dokunuyor demişsiniz şöyle bir canlandı kafamda çok güzel. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır denk gelmedim böyle insanlara ben de yakından tanımak en azından sohbet etmek isterdim onlarla.

      Sil
  5. Aynileşmiş insanlar arasından kendine özgü insanlar aramak iğne deliğinden deveyi geçirmek, diye tasvvur ederdim lakin arasak buluyoruz aslında. Hala kendine has insanlar var sürünün dışında kalan elhamdülillah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki de varlar yoksa bu benzeme ve kopyalama hastalığı bizi bizden alacak.

      Sil
  6. Sizin gibi değerli insanlar var oldukça hayat yaşamaya değer :)

    YanıtlaSil
  7. Özgün insanlarla karşılaşmak kolay olmuyor. Toplumdan uzaklaşıp, kendi hallerinde yaşamayı tercih ediyorlar. Bu hengame onları bunaltıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence onlar kendini seven insanlar dolayısıyla da kendilerine olan saygı gereği kendi tercihleri ve seçimleri ile yaşıyorlar.

      Sil
  8. Bloglar da yeni insanlar tanımak için güzel bir yol. Sizi de böyle tanıdım ne güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine adını koyamadığım bir durumun güzel bir tanımını yaptınız :)

      Sil
  9. Okurken resmen gözümde canlandı o an. Vakit belli değil lakin ben akşamüstü serinliğinde düşündüm o tezgahı, günün en sevdiğim vaktidir. Umarım gelecek yeni insan hayatınızda hiç eskimez.
    Sevgi ve saygıyla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni insanlar tanımak insanı tazeler,yeniler..
      Dilerim sizin de hayatınıza pozitif enerji ve değerler katacak insanlar girer ..sayısı çok olmasa da olur zaten kalitesi azlığından gelir bazı şeylerim..
      Sevgiler.

      Sil
  10. Ben o kadar cokkkk kisi taniyorum ki anlattigin gibi.ama okuyunca şoyle bir dusumdum benim tanidigim kisiler kimler diye ve nerede yasiyorlar diye.hepside ikisi haric dogdugum koyde yasiyorlar bazılarida yasiyordu.artik aramizda degiller.

    Hepsinin kendisine has ozellikleri var aklimda kalan.onlari onlar yapan hala benim kafamda kazili sekilde bisyerlerde yer etmelerine sebep olan...
    Bazilarini paylasmak istiyorum burdan izninle..
    Haci dede;butun hayati boyunca asla baska bir kiyafetle gormedigim kisi.koyumuzdeki tek amerikan şapkası takan grand tuvalet dolasan adamdi.her sabah gun agarirken kalkar tertemiz trasini olur poti kareli gomleginin uzerine yelegini onun uzerinede takim elbiseni giyer kostekli saatini yeleginin cebine ozenle yerlestirir gumuş cigara tabakasinida dis cebine yerlestirip sabahın ilk cayini yudumlamak için koy kahvesine gitmeden evvel utusunu aksamdan komurlu demirden utusuyle yaptigi kumas pantolonunun arka cebinden kucuk taragini cikartip ozenle dakikalarca once agarmaya donmus cogu beyazlasmis ama.hala koyu siyah agirlikta olan saclarini, daha sonrada uclari sivri ve yukariya donuk biyiklarini itinayla tarar sonrada her defasinda ayni heybetle sanki koyun en yakisikli 18 lik delikankisi kendisiymis hissiyle soyle agir sakin bir o kadarda magrur adimlarla kafasini dik bir sekilde bakislarini gidecegi yone sabitlemis elindeki baston sanki ona yurumekte yardimci olan bir alet degilde yere bastikca vurdugu ve evet gene ben geliyorum acin yollari dedigi bir mikrofonu andiran goruntusuyle her sabah koy meydaninda govde gosterisini yapan koyun en modern goruntulu delikankisi...onu asla utusuz bir gomlek yada yeleginin uzerindeki kostekli saatinin zinciri olmadan tarlada bile gormedim.gencligide yasliligida ayni ozenle gecti ve artik rahmetli...
    Hörü nene:uzun toplasan iki parmak kalinliga ancak denk gelecek ama uzun taa poposunda kınalı saclari belik belik orguyle ayrilmis olan hani ilk okula giderken annelerimizin eskiden ordugu saclarimizin uclarina taktiklari beyaz fiyonk kurdelalar gibi onunda iki orugune birer tane uclarina taktigi mavi nazar boncuklu don lastikleri vardi.orugunun birini sagindan birinide solundan asagilara kadar sallar kinali parmaklariyla butun gun koyunlarindan kirpip yikayip temizledigi yunlerini elindeki kirmanıyla cevire çevire yun yapar evinin onunden her gelene gecene hal.hatir sorar illaki avuclarimiza birer avuc kirik leblebiyle karisik kuru uzumu sıkıştirirdi.asla saclarini oruksuz ve uclarini boncuksuz ellerinide kinasiz goremezdik.oda bir rahmetli

    YanıtlaSil
  11. Uzun olmasin diye ikiye boluyorum mecbur.
    Koreli amcam:(esasen annemin amcası ve ismini hic bilmedigim tek akrabam.birtek ben degil koydeki 3 nesil ismini hic bilmez zira herkes onu kore gazisi oldugu için koreli lakabini almis.koreli amca diye tanir) her daim uzerinde ayni renk takim elbise ve sol gogus cebinin uzerinde takili gazı madalyonuyla tanidigim az konusan cok dinleyen asla dedikodu giybet sevmeyen ihtiuarlik omuzlarina çoksede asla kambur yurumeyen dimdik duruşlu yumusak bakisli her daim temiz ve bakimli asla beyaz bir mendili takim elbisesinin sol cebine yerlestirmeden sokaga adim atmayan bir beyefendiydi...oda 108 yaşinda gecen sene vefat etti..

    Fadime nine;anarken hep içimi sizlatan kadin..abisinin evi tam karsisinda 300 koyinu olan kizinin evi tam dibinde olmasina ragmen hayati boyunca sadece tarlaya çapaya giderek gecinen sadece bir odadan ibaret toprak bir evde hayatini gecirmis 3kız 1 erkek evladi oldigu halde kimsenin kapisini çalmadigi bana acirlar diye kimseden yardim kabul.etmeyen bir teneke sobasi odasinin icinde iki teneke boruyla bacaya bagli barakasindaki tek sergisi yerdeki 40 yillik kendi eliyle dokudugu eski kilimi olan minnacik camı bahcesine bakan evinde asla bir tupu aygazi olmamis ölunceye kadar yemeklerini hep yaktigi 3 tastan yapilmis ocaginda pisiren bir kadin..ne zaman annem.elime bir tabak tutusturup hani yavrum verde gel diye beni ona yollasa her gittigimde elinde kendi yaptigi yufka ekmegine evinin minik bahcesine ektigi pirasa yapraklarını ve marulu durum yapmis yerken buldugum agzi her defasinda sogan yada sarmisak koksada evlatlarini kotuleyip kizmaya kalkan birisi yaw bu kadarmi hayırsız olur evlat dedigin diye kizmaya kalksa amann sus yengem sus ben tansiyonim.varda ondan boyle beslenoyorum deyip yavrularinida savunmaktan asla geri kalmayan asla onlara laf soyletmeyen bir hanimefendi.onu hep yengem lafiyla hatirlar herkes ve sogan kokan agiz kokusuyla ama edebi ve hayasi yuzunden asla abime laf gelmesin dul kadin nereye gidiyor bu saatte derler.diye hayati boyunca asla aksam 5ten sonra sokaga adim atmamis.carsi pazara bile asla yankiz gitmemis mutlaka yanina bir cocukta olsa yoldas edinmis aman ac kalmis bu kadin derler diye çapa yapmaya goturdukleri tarlalarda bile tarla sahibinkn verdigi yemegi degil evinden getirdigi çıkınına koydugu marul ve pirasa yapraklarini durum yapmis bir kadin.öldü gitti evine asla bir radyo bile sokmadı bırak televizyonu.kulaklarim kotu birsey duumasin ya asli yoksa kul hakkina gkrmiyim.derdi.gozlerim kotu birsey gorur diue asla evinden cikmaz mecbur kalirsa ciktiginda asla kafasini kaldiramaz adimlarinanbakarak yuruyen bir hanimdi..

    YanıtlaSil
  12. Dahada o kadar çok varki yazsam sayfalar yetmez ve hepsinin hayati bir roman gibi...
    Bir Pakize ninem var mesela: kocasi ve oglu dove dove ellerini kirmislar bilekleri ikiside içine.kıvrık ayaklari topal kalmis iki bilegini bir oduna yaslayip tek ayagina agirlik vererek yuruyebilen.ogluyla kocası dovup evden attiktan sonra gidecek yeri yok diye 3 tane sürünün sahibi köyü en zengin!!!adamı olan abisi kendisine ahırında bir oda vermiş orada yasar korkudan hiç sesi cıkmaz sandigim meger dilsiz bir hanim oldugunu taaa 15 yasimda ogrendigim bir kadin.bir gun sabah okula giderken onumuzden gecen tabutun icinde o varmis meger.oysa dun gece bizdeydi annem onu yikadı pakladı yedirip içirdi gece yarisı ugurladi keske ugurlamasaydik.meger koyumuze ilk kez itfaiyelerin gelmesi sabaha karsı siren seslerinin köyü inletmesi hep onun yuzundenmiş..karanlıkta kaldigi için samanlikta gaz yagi dolu kandilini yakip yatacagi yeri bulmaya calisirken bacaginin arasina sıkıştirdigı kandil yere dusupte birden elindeki kibrit alev alinca samanlikta yanarak can veren her parcasi bir yere dagilmis diye bir battaniye verinde saralim cesedini dedikleri.zaman abisinin bir battaniye kadar bile deger vermedigi ve saracak bir battaniye bile vermedigi kız kardesini degilde koyinlarini kurtarmaya calıstigi ıcn hala koude nefretle anilan bir adamin bir garip kız kardeşiydi o...
    Napmıslardi bu kadinlarda boyle sahipsizlerdi.derseniz kızdi onlar kadindi.ve dogmaları yasakti çunku aciz ve zavallilardi ve asla bir soyadini yurutemezlerdi.

    Oysa onlar haza hanimefendi kibarlik magrurluk abidesiydiler bana gore.asl kimse onlardan incinmedi.asla kotu bir soz duymadi kalp kirmazlar yolda kalana yardim eder herkese iyilik eder kimin neye ihtiyaci varsa orda belirirlerdi.her daim iffetli ve ahlakli hanimlardi.
    Beylere gelince yaw burasida dagin basinda bir koy kim gorecek bizi ki bu kadar bakim bu kadar ozen gosteriyoruz demediler çunku bu onlarin kensisine bir saygisiydi her seyden once.onlarin yasama bagliligi baskalari icin degil ualniz kendileri icindi...

    Yazarim yazarim bitmez ama uzuluyorum yazdikca bu kadar yeterli simdilik

    YanıtlaSil
  13. Her biri derin anlamlı ve dokunaklı hayatlar vet böyle insanlar varmış hala da var eminim görmediğimiz için sadece biz varız modern dünya var sansak bile bunlar değerlerimizi sıkı sıkı tutan adını bile bilmediğimiz insanlar..
    Dili var konuşmaz yaşı var dökmez türden insanlar alabildiğine asıl ve şerefli insanlar..paylaştığın için çok çok teşekkür ederim kardeşim Allah ölenlere rahmet etsin inşallah.

    YanıtlaSil