Doğa Salonunda Düğün Var-Kır Düğünü


Böyle bir mekanda dünya evine girmek istemeyen kız olamaz..kimse bu muhteşem mekanda evlenmeye hayır diyemez,hatta şöyle bir şey var 'dünya evine' girmek belki de tam anlamıyla bu olabilir çünkü dünya demek doğa demek haliyle böyle bir yerde hayatını biriyle birleştirmek o büyük yeminleri doğada etmek güzel olurdu...

Bu evlilik konusu bu yaz tatilde iken canımı oldukça sıkmıştı,yapım gereği düğünlere gitmeyi sevmem ancak bazı düğünler var ki gitmek zorunda kalıyor insan işte bu yaz öyle bir düğüne davetli olduğumuzdan gitmemek olmazdı,gittik..

Düğünün her hangi bir özelliği yoktu bana göre..düğünsever biri değilimdir..ancak düğün başka bir olay,günümüzün düğünleri başka bir olay gerçek düğün de tabii ki başka bir olay..

Gittiğimiz düğünde müzik yoktu.
Alkollu içecek yoktu.
Dualar edildi,ilahiler okundu,düğün pülavı veya mis kokulu şerbetler yoktu..enteresan bir düğündü..
Dini desem pek dini sayılamazdı çünkü aynı mekanda kadın erkeğin bir arada oluşu zaten dinimizde ters bir olaydı ancak dualar edildi yine de masalarda herkes kızı eşi ile birlikte abiyeler içinde boy göstermiş oldu..gösterişli bir düğündü,dini bir düğün değildi..

Cumartesi günü bir düğüne daha şahit oldum,bu düğüne davetli değildim.
Yaşadığım kasabanın kenarından Ren nehri akar oldukça da güzeldir çevresi..daha çok dinlenme yeridir kasabalılar için..bolca yeşillik bolca çiçek ve bolca alan mevcut..

İşte bu güzel yerde Cumartesi günü düğün vardı..
Gösterişli değildi.
Salonda değildi.
Abartısı hiç yoktu.
Olabildiğince doğaldı ve doğadaydı.çünkü düğün doğa salonunda gerçekleşmişti..kırmızı halılar yerine mis gibi taze biçilmiş çimen vardı ve çeşitli ışık efektleri yerine tatlı tatlı batan güneşin ışınları vardı..manzara sürekli değişiyordu,nehrin suları bu güzelliğe güzellik katıyordu,nehirde yüzen kuğular da çabası..

Fazla fotoğraf çekme imkanım olmadı olsaydı da elim gitmeyecekti çünkü her ne kadar açık alanda yani parkta düzenlenen ve gerçekleşen bir düğün olsa da insan bu olayın birileri için özel olduğunu hissediyor ve daha ileriye gitmek istemiyor.

Düğün kasabanın parkında nehrin kenarındaydı evet..ve öylesine sade ve basitti ki..burada fotoğrafı yok çünkü yaklaşmak istemedim bu topluluğa ancak gördüklerimi anlatabilirim..

Gelin ile damatın bulunduğu ve nikahlarının kıyıldığı yerde incecik ağaç gövdelerinden bir kapı gibi bir şey yapılmıştı bunun üzerine de tül perde ve taze çiçekler yerleştirilmişti..masalar beyaz kumaş ile giydirilmiş sandalye yoktu..

Davetliler kimisi düz renk kimisi ise çiçekli uzun elbiseler giyinmişti,erkelerin hepsi ise takım elbiseli idi..
Bir yandan masalar ve davetliler diğer yandan da canlı müzik söyleyen küçük bir grup vardı.Şarkıları yani vokalist bayandı ve sesi Ren nehrine doğru yayılıyordu.

Çocuklar oyunlarına devam ediyor,köpeklerini gezdirenler bu topluluğu görüp yolunu değiştiriyor olsa da olabildiğince sade bir törendi..

NEHRİN ÇEVRESİNDEN FOTOĞRAFLAR








Yaşam yolun bir tarafında akıp giderken sanki hiç bir şey yokmuş gibi düğün töreni sürmekteydi..kimseler bağırmıyor kimseler havaya ateş etmiyor araba kornaları yok gürültü yok telaş hiç yok..

Elbette bizim de düğünlerimiz böyle olmalı diye bir iddiada bulunmuyorum ancak inceliklerimiz önceliklerimizle birlikte yol almalı diye düşünüyorum..

Günümüz düğün törenlerinde ve bunun yanısıra nikah törenlerinde abartı önplanda.Gelin veya damadın düğün günü özellikle yoğunluk ve nefessiz kalacak şekilde bir şeyler için koşmaları,yıpranmaları onlara çok önemli olan ve belki de hayatlarında bir kez yaşanacak olan bir güzelliği yaşatmıyor..

Evlendikleri günü..

Çiftler artık insanların beklentilerine ve nefislerine öyle düşkün oldular ki kendi düğünlerinin bile tadını çıkaramaz oldular..pür telaş ve pür masraf oldu düğünlerimiz..

Sade bir tören olmaktan çıkıp aileleri borca boğan bir olay oldu..Düğünlerimiz sanki bir yarış misali..
Gösterişin alası abartının ta kendisi oldu..bana mı öyle geliyor?..

Şahsen yukarıda bahsettiğim törenlerin daha güzel ve anlamlı olacağını düşünüyorum..eşimle bu düğün ile ilgili konuşurken çocuklarımızın düğün ve nikah törenlerini nerede yapabiliriz diye düşünmedik değil evet daha şimdiden :)..insan elinde olmadan hayal ediyor...

Sanırım en güzel yer memleketteki bahçemiz olurdu.
Bahçemize burada ulaşmak mümkün:



Doğada düğün fikri yani son zamanlarda popüler tabiri ile KIR DÜĞÜNÜ böyle olmalı kanımca..dışarıda doğada ve olabildiğince doğal..

Bizim düğünlerimiz de böyle olmalı demiyorum,özenti yapmak da değil amacım yalnız biz bize uygun ve yakışanı yapmamız gerekmektedir..mümin insanlar olarak kadınlı erkekli düğünlerden,gırtlağa kadar borca sokan düğün törenlerinden çok dinimize ve kültürümüze uygun şekilde dünya evine girmeliyiz..
Hz.Fatma annemizin çeyizini araştırmanızı tavsiye edebilirim..


Biz bir parçasıyız bu dünyanın ve en doğal en sade haliyle yaşamalıyız hayatı..
Tadına varmalıyız özel günlerin,külfete bindirmemeliyiz sıkıntıya sokmamalıyız en önemlisi de bizim için özel olan günleri gerçekten özel kılmalıyız,davetliler için değil insanlar için değil bizim için özel olan günleri evvela biz yaşamalıyız...


Gözlerinden Öper
Gözlerinden Öper

Her güzelliğe koşar adım gözlerim sanki bir şeyde güzellik bulamazsam çirkinliği tasdiklemiş gibi bir duyguya kapılıyorum ve bu duyguyu hiç sevmiyorum..

12 yorum:

  1. çok güzel, sakin ve doğayla iç içe düğünleri sevenlerdenim ben de :)

    ayrıca bahçenize bayıldımmmmmmm maşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sakindi gerçekten;)
      Düğüne davetlisiniz şimdiden söyledim ki o zaman unutmayayım:)))

      Sil
    2. haha çook teşekkür ederim nazik davetiniz için, o zaman şimdiden çeyrek altınımı alayım o zamana kadar nolur bilinmez :)))

      Sil
  2. Ben düğün yapmamıştım. Gönlümce bir şey yapmak için uğraşacak zamanım yoktu. Oğlanlara da sünnet yapmayı düşünmüyordum ama Yalova'da harika bir bahçemiz vardı. Masaları kendimiz süsledik, çocuklara sünnet yatağını kendimiz yaptık. Gelenlere rahat kıyafetler gitin biz öyle yapacağız dedik. Pastaydı takı töreniydi gibi saçma şeylerle uğraşmadık, hiç sevmem abuk gösterişsel işleri. Çimenlerin üzerinde deniz kıyısında sevdiklerimizle eğlenmiştik. Ha, çocuklara sadece sünnet şapkasıyla sünnet geceliği almıştım. Lacivert şort ve beyaz tişörtle yapmıştım sünnet kıyafetlerini. Ay amma anlatasım varmış ha :)

    Buradaki düğünler sirk gösterisine döndü, yorucu,yıpratıcı ve zevksiz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten yıpratıcı ve çooookkkkk uzun sürüyor pişman oluyor insan gittiğine.
      Sizin sünnet töreni güzelmiş Handan zaten emek olunca herşeyi bir başka benimsiyor insan hele bir de sevdikleri için verilen emekle tadından yenmez.

      Sil
  3. Valla aynen katiliyorum ya.

    Düğüne davet ediliyoruz. Sözde kır düğünü olacak deniyor. Gidince anloyoruz ki apartman önünde düğün.veya mahalle aralarinda düğün vb.

    Ya abi tamam evinin önü ama şu apartman aralarinda yapmayin ya zanhir zangir kafa kalmiyor hemde hic. Hos olmuyor ya.

    Devlet bence buna el atip belediye düğün salonlari tertip etmeli apartman onu yasaklanmali kesinlikle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen Ekim ayında İzmir'de bir kır düğününe gittik tepelerdeydi düğün salonu ayrıca da sadece salonun çevresinde bir kaç ağaç vardı gerisi boşluk.
      Mahalle içi düğünler aslında abartı yoksa iyidir çünkü yaşlısı hastası bile görebilir ama tabi suyunu çıkarttılar o ayrı.

      Sil
  4. Gerçekten harika bir yermiş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu şekilde de değerlendirilmesi çok iyi bir fikir olmuş.

      Sil
  5. Düğünleri toptan kaldırsınlar bence. İslama uygun olmadığından rahatsız edici durumlar oluyor benim açımdan. Sokaklarda devamlı çalan araba kornaları misal. Sokak aralarındaki davul zurna zımbırtısı. Salonlarda yarı çıplak kadınların erkeklerle bir arada oynaması vs. vs.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herşeyin abartısı ve fazlası zarar yoksa evlenmek ve eğlenmek tabii ki ne günah ne de ayıp.

      Sil