İçimle Konuşuyorum

Kafamın ve kafamın içindeki düşüncelerin izleyicisi olurum bazen,özellikle de sabahları!..
Sabahları uyanır uyanmaz aklıma gelen düşüncelerin tüm günümü etkilediğini biliyorum,çoğunlukla da uyanır uyanmaz düşündüğüm ilk şey saatin kaç oluşudur..


Saat kaç?


Namazın kılınması gerektiği saatin kaç oluşundan sonra aklıma ilk gelen şeylerden ikincisidir..evet,saat kaç?

Saate bakarak yol alıyor beynim..
Saat kaç?
Güneşe ne kadar var?
Hava nasıl?


Bu üç soru ile güne başlarım..kahve suyumu kaynatıcıya koyup ısınması için düğmeye bastığımda gün içinde yapılacaklar değil sanki en derinlerimde yer alan mevzuları bir bir o suyun kaynama süresi esnasında çözülmesi gerektiğini hissediyorum...dün yaşanan bir olayın analizini bu saatte yapabiliyorum örneğin veya dün çözemediğim bir olay ile ilgili nihayi kararımı verebiliyoum bazen..


Bazen diyorum çünkü çoğu zaman gerek yorgunluktan gerek bir olayın altında kalıp gün içinde ertelenen önemli bir şeyin yapılmamış oluşu veya yarım kalmış oluşu kalbime değil beynime sıkıntı veriyor...


İçsesim!


İçim bana konuşur bu saatte...öyle şeyler anlatır ki ben bazen ona karşı hem savunmasız hem çaresiz hem haklı hem haksız oluyorum...beynin oyunu mudur vicdan sesimin daha yüksek sesle kulağıma duyuluşu mudur bilmem ama sabahları böyle bir ruh hali ile içim bana ben içime konuşurum...


Olumsuz düşünceleri engellemek gerek.Günün başlangıcı nasıl ki tüm günü etkiliyorsa belki de o gün hayatın geri kalan kısmını da etkileyecek bir anlayışın temelini atıyor oluşunu kavramam gerekiyor..


Olumsuz düşünceleri bıçak gibi kesen ve önünü kapatan en etkili şey salavat getirmek veya şehadet getirmek oluyor.
Bu olumsuzlukları düşüneceğine daha faydalı bir şey düşün! diye tehdit eder gibi sesleniyorum içsesime..


Daha faydalı şeyler düşünüp daha faydalı şeyler söyleyip beynin hem yatkın hem dingin olduğu bu saatlerde kendini iyiye yönlendirmesini yapmaya çalışıyorum...


Nedir içsesim senin söylemeye çalıştığın?..

Daha henüz uykunun çıkışında yakalayıp anlatmaya çözmeye çalıştığın nedir?..
Dinliyor ve söylediklerini önemsiyorum,dikkate alıyorum ama oyunlara getirme beni.


Eleştiri yapıyorsun,bir olaya odaklıyorsun beni ve bu olayın her yanını her yönünü sahneye çıkartıp beni oluşturan daha onlarca yanımı karanlıkta bırakıyorsun..


İçsesim!
Beni bazen çözüme değil soruna yönlendiriyorsun..Beni tanıdığını için yapıyorsun bunu,biliyorum ama yapma bunu.
Bana bunu yapma..
Sana hak verdiğim noktalar elbette var ama resmin tamamı bu değil...sadece bu kadarla sınırlı değildir bahsettiğin olay..


Bir noktadan yola çıkarak bütün yolları kapatıp hele ki çözüm süreci hakkını yok sayıp vicdanıma saldırıp duygusal olarak beni yormaya yontmaya yıpratmaya çalışma..ben zarar görürsem sen etkilenmeyecek misin iç sesim?


:)


Salavat getirelim,şehadet getirelim içsesim,şehadet getir..
Nefeslen bi..kahveden bir yudum iç..


Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu ve resûluhu..

Unutmayalım içsesim...
Allah'ın zikriyle hem sen hem ben mutmain olalım...


Allah'ın zikriyle kalpler mutmain olur.
RA'D Suresi 28. âyet



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder